7 Haziran’da kazan, 1 Temmuz’da kaybet.

Meclis Başkanlığı seçimi sonrası facebook mahallemdeki genel hava yenilmişlik ve öfke oldu. Bu sonucu hak etmedik üzerinden fatura, MHP ve genel başkanı Devlet Bahçeli’ye çıkarılmış görünüyor. Zaten MHP ile hiçbir doku uyuşması göstermeyen mahallemiz son derece mutsuz, saldırgan ve kızgın.

Müktedir’in her koşulda kazanması karşısında yılgınlık daha derinlerde gizli. 7 Haziran seçim gecesi sevinmem gerekirken, tedirginlik hakim olmuştu. Nedenini şimdi çözdüm. Bu muhalefet ile kazandığımızda bile bir şeyleri değiştirememenin hüznünü ya da korkusunu duymuştum. 7 Haziran sonuçlarının yaratması gereken heyecan, yerini ya şimdi bu sonuçları heder olursak olmuştu. Continue reading →

Yeni Türkiye’nin (!) Spor Yönetimi Ne Zaman Yenilenecek?

*Nisan 2015, Marketing Türkiye, Anadolu eki için değerlendirme  yazım.

Türkiye’de futbol kulüplerinin yönetim anlayışları her şeyden önce demokratik değil. Üyeler, kongre delegeleri, taraftarlar, taraftar dernekleri, sempati duyanlar gibi farklı, farklı etkileşim gruplarından söz edebiliriz. Bu grupların kulüp yönetimlerine katılımları da sınırlı. İstanbul kulüpleri ya da Anadolu kulüpleri arasında bu yönden bir ayrışma yok. Kulüplerimizin dernek statüsü ve kamuoyu güçleri arasında muazzam bir asimetri var. Çok güçlü kamuoyu oluşturma ve sürükleme potansiyelleri var ama herhangi bir sıradan dernekle aynı statüde çalışıyorlar. Bırakın pazarlama ve iletişim yönetimini, mali ya da yetenek yönetimi, temel işleri olan kulüp yönetiminde bile sorunları var. Bu söylediklerime yüz yıllık İstanbul markaları da dahil. Kuşkusuz ölçekleri ve mali güçleri nedeniyle dikkat çekmiyorlar ama bence onlar da Anadolu kulüplerinden farklı yönetilmiyorlar. En azından potansiyellerinin hakkını vermiyorlar. Continue reading →