Suriye olma kaderimizi değiştirmek istiyorsak, yaşananları derbi maçı ruh haliyle algılamaya devam edemeyiz.

10 Ekim 2015, hayatta alışmak zorunda kaldığım, acı dolu günlerden biri daha oldu. 80 öncesinde çocukluğu ve ilk gençliğini geçiren biri olarak sokakların tekinsizliğine, evdekilerin yüreği elinde beni hem yaşatmak hem de “olağan” büyütmek için nasıl çaba harcadığını şimdi hatırlamak zorundayım. Bu yazı, ne uzmanlık alanımın içinden bir yazı ne de entelektüel bir çabayla ilgili. Sadece insan olmamla, suçluluk ve utançla ilgili.

Evet, bu katliamın Ortadoğu karmaşasında, küresel konumlara bağlı birçok boyutu olabilir. Continue reading →